Yaşadığımız Her An Kendi Hakkını İster


Ağaç yaş iken eğilir sözünün ne kadar doğru olduğunu bilsekte ağaçları maalesef yaşken eğemiyoruz. Günümüz toplumuna uyarlarsak eğitemiyoruz. İlk eğitimini evinde alan çocuk sokağa çıktığında öğrenmesi gerekenleri öğrenemiyor ne yazık ki. Sebebi ise sokakta bir idol olabilecek insan azlığı. Okur yazarlık oranının yüksek fakat eğitim seviyesinin düşük olduğu bir toplumuz.
Yaşadığımız her an kendi hakkını ister

Teknolojinin son raddesinin kullanıldığı günümüzde maalesef hakkını veremiyoruz kullandığımız teknolojinin. Gerekli bilgileri alamıyoruz. Ne elimizdeki telefonlardan ne de çevremizden. Bu sebepten de çocuklarımıza gerekli eğitimi vermekte yoksun kalıyoruz. Birlikte kitap okumuyoruz onlarla. Örnek olabilecek hareketlerimiz yok denecek kadar az. Sinirli bir birey isek sinirimizi ve moral bozukluğumuzu onlara kızarak veya bağırarak atıyoruz üzerimizden. Bu yüzden de bilinciz bir toplumun temellerine bizde bir tuğla koymuş oluyoruz.
En çok ihtiyaç duydukları zamanlarında yanlarında olamamaktan dolayı küçük hediyelerle bunun üstesinden gelebilmelerini bekliyoruz. Sınav süreçlerinde sanki kıyasıya bir yarışa hazırlıyormuşuz gibi en önde koşmaları için yemliyoruz onları. Bildiğinden emin olmayan ve sadece soruya doğru cevap vermekle yetinen bir nesil yetişti.
Doğru yolda mı yürüyoruz acaba ? Yolun doğruya çıkmasını mı umuyoruz sadece ? Her yol ayrımında yeniden başa mı dönüyoruz yoksa ? Öyle körü körüne bir yolculuktan ibaret mi yoksa yürüdüğümüz ? Er ya da geç suratımıza çarpacak gerçeklerle karşılaşmamak için yolumuzu mu değiştiriyoruz ? Bizden sonrakilere yol göstermek varken neden engel oluyoruz yürümelerine ?
Ayağımız taşa takıldı diye duracak mıyız ? Yürümekten alıkoyacak mıyız kendimizi ? Okuyup öğrenip öğretmeyecek miyiz ? Nereye bu gidişat ? Açtığı yolda gösterdiği hedefe durmadan yürümeye and içenlerden değil miyiz yoksa ?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme