Yaşamdan Dakikalar


Farketmeden kendi hayatımızdan bir şeyler çalıyoruz. Sorsak herkes dertli. Gelecek kaygısı,Aşk kırıntıları, zaman geçiyor bir şey yapamadık edaları vs. Neden ömrümüzden çalıyoruz ? Çok mu uzun yaşayacağız ? Yoksa köşeyi dönünce mutluluk kucağını açıp bizi mi bekliyor olacak ? Bizi mutlu edebilecek insanlar bizi mi bekliyor yoksa kapılarının önünde ?
Kendi kendine mutlu olabilmek varken neden ihtiyaç başkalarına ? Aşık olup sevmek bir yana ya bu duyguyu tadamayanlar mutlu olamayacak olanlar mıdır ? Ya da layık olmayanlar mıdır ? Thor’un çekicini elinde bulunduran mı mutluluğu kucaklayacak yoksa ? Neden ilerisini düşünerek şimdimizden çalıyoruz ? Geçmişimize dertlenerek neden yarınımızı yok ediyoruz ?
Mjolnir

Bir kahvenin bile 40 yıl hatrı varken bir fincan kahveyi kendimizden esirgememizin bir anlamı vardır muhtemelen. Yoksa kendine bu haksızlığı yapan insanları mahkeme karşısına çıkarıp müebbet hapisle ödüllendirmeliyiz.
Yatağına yattığında eğer gördüğün şey bir tavansa şanslısın ki bir evin var. Su içeceğinde isteyecek kimsen yoksa bile kendin alabiliyorsan bil ki ayakların hala sağlam. Sokağa çıkıp temiz bir hava alayım diye düşünüyorsan hala sağlıklı bir şekilde oksijenden faydalanabiliyorsun demektir. Hepsinden önemlisi yaşıyorsan bi sebebin var demektir. 
Uyandığında gözlerini ovuştur ve aynaya bak.Sensin o. Bu şişkin surat. Çapaklı gözlerin sahibi sensin. Bir şey uğruna yaşa. Bugün de ölmedik diye şükret ve yaşamanın gayesini yerine getir. Bir topluluğa ait ol. Dişlerini fırçala ve çık sokağa. Tebessüm et insanlara. Senin sayende güzelleşsin günü somurtkan bir suratın sahibi. Çok teşekkür et. Çok özür dile. Uzak dur sana zarar veren her şeyden. Yaşamanın doruklarında hisset kendini. En önemlisi amaç edin. Amaç edindir başkalarına. Kurtarılmışlardan ol ve kurtar.

1 yorum: