Anlamayana Anlatamamak


Hemen hemen her gün en az bir masada bir kişi tarafından kurtarılan güzel ülkemin güzel topraklarında yetişen bu koca neslin hala yerinde sayıyor olması ironisi ile uyanıyor sabaha güzel ülkemin güzel vatandaşları. Koronavirüs, Covid-19, Evde kal, karantina gibi kelimelerin lügâtımıza girdiği bu günlerde hala güzel ülkemin güzel sokaklarında yürüyen insanları görünce herhalde yine bir yerlere akına gidiyoruz sanıyor insan.
Zaman zaman başımıza gelen ironiler

Zaman kaybetmekten hiç hoşnut olmayan milletin, boş zamanlarını nasıl değerlendireceğini bilmemesi ironisi de kapı aralığından gülümsüyor bize. Değerli vaktini çalan insanlara düşman gözüyle bakan para babalarının boş zamanlarını değerlendirdiği mecraları çoğumuz tahmin edebiliyoruz. Parası olmayan marka telefon sahipleri vatandaşların çektiği videolar da sanal alemde birbirleri ile yarışmaya devam ediyor ne yazık ki.

Empati olayını sadece aynısını sana yapsalar hoşuna gider mi mantığına indirgeyen insanların aynısını başkalarına yapmaya devam ediyor olması ironisi ise 100 metrelik koşuda 2. sırada bitiriyor yarışı. Ön yargılarından kurtulmayı beceremeyen yargısız infaz mümessilleri cirit atıyor sokaklarda. Her köşe başında kuyularını kazdıklarının üstlerine toprak atmayı bekliyorlar ellerinde kazma küreklerle. 

Cehalet ile baş etmeye çalışan insanlara cahil diyen asıl cahillerin cehaletlerine yenik düşmeleri ironisi de ipi göğüsleyen yarışmacı oluyor yarışmamızda. Kendi kendini yetiştirebilme yetisine sahip olan insan isimli varlığın abartılarak göklere çıkarılması gerçeğini kimse göz önünde bulundurmuyor nedense. Bilgisizliğin utanılmayacak bir şey olması ve asıl cehaletin öğrenmemek olduğu gerçeği çarpıyor suratlarına cahil insanların.

Anlamayana anlatamamak gerçeği ile uyandığın bir sabaha daha merhaba de. Güneşi selamla mesela. Duvarlarla konuş. Tavana anlat derdini. Yastığında boğul. Yorganına sarıl. Ama insanla insanca konuşmaya çalışma. Zaten şansa yaşıyorsun bu dünyada. Düşeş gelme ihtimalinde kalmadı. Emin adımlarla yürü. Çünkü tökezlersen çukura düşersin. Çünkü teklersen kimse itmez arkandan.

Zararın neresinden dönsen kârdır. Ne kadar kâr edersen o kadar sille yersin hayattan.Çok konuşursan yalancı.Çok kazanırsan hırsız olacaksın zaten. Hiç ölmeyecekmiş gibi çalışıp dışarıya bakmayı unutursan son günün geldiğinde arkandan bakacak kimse kalmaz.Pencereden sarkılmayı deneme düşeceğin yer bir bok çukuru olacaktır. Bay Evet olma her zaman. Hakkını savunmayı öğren. Kitap oku , güzel bak ve güzel gör. Güzel düşün ve güzel olsun. Zaman kısa ama sen uzun yaşa. Hikayen olsun arkandan anlatılacak. Son dakika haberlerinde çıkma karşısına sevdiklerinin.

İçi geçmiş soluk suratların ilgi odağı olma. Kaybettiğin her dakika için her saat gözyaşı dökme. Güzel günlerini düşün ve geriye baktığında kötü insanları hayatından çıkar. Güzel insanlarla güzel ol ve bulunduğun kabın şeklini alma. Neysen o ol ve neyseler o olsunlar seninle. Mutluluk saç ve kötü düşünceleri yok et.

En son olarak başkalarının tavsiyelerini duy ama kendi bildiğini yap.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme