Koronavirüs Rehaveti

31 Aralık 2019 tarihinde Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı çok kısa bir sürede etkisi altına alan Korona Virüs 11 Mart günü ülkemizde de görülmüştü. 1 hafta içerisinde 190 küsür sayılara ulaşan vakalar ile birlikte hepimiz endişeye kapılmış ve eczanelerden maske, dezenfektan, kolonya stokları yapmıştık. Hatta o kadar çok stok yapmıştık ki bizden sonrakileri hiç düşünmeden umarsızca olmuştu bu. Sanki dünyada tek biz kalacakmış gibi, bana bir şey olmasın diğerlerinden banane dercesine davranmıştık.

Koronavirüs Rehavetine kapılmayalım. Hala geç değil .

Ee biz bu kadar talep ederken kurumlar durur mu, onlar da yapıştırmışlardı çoktan ürünlerin üstüne fahiş fiyatı. Sonra devlet devletliğini gösterip halletti işleri. Herkesin elinin altında kolonya oldu,maske oldu, dezenfektan oldu. Tüm bunlar olurken vaka hep artmaya devam etti. Vaka sayıları katlanırken ama iyileşenler de var diyerek avutmaya çalıştık kendimizi. Evde kalın diye bas bas bağırırken televizyonlar biz sanki virüse meydan okuyormuşcasına sokaklarda üçlü beşli oturmaya devam ettik. Sonra ne mi oldu? Hepimiz biliyoruz işte ne olduğunu vakaların önüne geçilmedi arttıkça arttı. Artık işin ciddiyetini kavramıştık evlere kapanmaya başladık teker teker, ardından çat diye bizi zorla evde tutacak olan sokağa çıkma yasağı geldi. İyi ki de geldi. Maskeler artık devlet gözetiminde dağıtılacak dendi. Ptt'den başvuru yapın eve gönderelim diye kampanya başlatıldı ama sonra bir anda sistem e-devlete kaydırıldı ama yüklü talebin altında kalındı. Maskeler tekrar ücretle satılmaya başlandı. Ama tüm bunlar olurken aslında maskeye erişim bu kadar kolayken birkaç kişi çıkıp maske yok diye bağrındı. Zaten dünyanın en etkili düşmanıyla savaş verirken birde içimizde çatlaklıklar oluştu.

Sokağa çıkma yasağı ile birlikte vaka sayılarında gözle görülecek büyük düşüşler meydana geldi. Geldi geldi ama biz fırsat verir miyiz düşmesine. Aha bitti nasılsa deyip atladık yine sokaklara. Çıldırmıştık çünkü, her şeyi unuttuk bir anda, kimse bize bulaşamazdı zaten,koronavirüste neymiş kralı gelsin kafasını yaşamaya başladık hepimiz.

İşte tam olarak bahsettiğim nokta da bu ''rehavet''. Bizim en büyük düşmanımız olacak olan rehavete kapıldık bile çoktan. Devlet bu kadar uğraşırken, sağlık bakanı Fahrettin Koca bu virüsle zor bela mücadele etmeye çalışırken, sağlık çalışanları günlerdir görmedikleri ailelerine kavuşamazken biz rehavete kapıldık. Aslında çok yanlış yaptık biliyor musunuz neden mi çünkü bu virüs hala bitmedi, göremiyoruz işte görsek korunacağız ama işte onun da en büyük gücü görünmezliği.

Hiç bir şey için geç değil aslında hala bir şeyleri başarabiliriz evde kalarak. Sizde günlük yayınlanan tabloda yer almak istemiyorsanız lütfen #evdakal 'ın.

1 yorum: