Kırmızı Başlıklı Zennube - Karma Yüzyıl Masalları (2)

Bundan gayrısı pabucunu bırakıp kaçan kaçana,
Hansel-Gretel çıktılar marketten; bakmadan Pinokyonun kıçına. 
Zavallı bir kukla mıdır acep, kırk kahramanın aveli?
Başardın ama ağır oldu soygun yapmanın bedeli.
Daha ekleme yapmadan tekerleme kısmına, 
Buyrun masalın devamına... 


Sadece yalan söyleyince burnu uzayan değil de daha çok bir kuklanın insan olma çabasını sergileyen Pinokyo’muz acılar içinde söylenirken Hansel sinirlenip “Ulan sen odunsun odun ehehehe. Market sepetini dolduracağın yerde biraz daha marketçiyi oyalasan bunlar başına gelmeyecekti”. Gretel araya girip “Aman be kardeşim ne abarttın ya. Söyleyiver babana belden aşağısını değiştirsin. Hem eklemeyi unuttuğu bazı şeyler de var eheheheheh. Zaten burda yollarımız ayrılıyor, bundan sonrasına yalnız devam etmek zorundasın”. Pinokyo bir anda ayrılacaklarının sevincini yaşayıp diğer yandan: “Nereye gideceksiniz peki, ne yapmayı planlıyorsunuz?” diye sormuş. Hansel de “en yakın dövizciden dolar alıp yastık altı doldurmayı düşünüyoz ciğerim. Malum doların saltanatı uzun süre devam edeceğe benziyor. Serseri adımlarla yolda yürüyüp dolar saymak güzel iş. Dolar 7’yi geçmiş dolar sen ne yaptın bu kadar dolar ehehehe”. deyip Gretel’le soygundan önce bıraktıkları ekmek kırıntılarının izini sürüp gözden kaybolmuşlar. Pinokyo ise aldığı malzemeleri teslim edip başına gelen olayları Kırmızı Başlıklı Kız’a anlattıktan sonra, babasının marangozhanesine gider ve kendisine yeni bir gövde yaptırmanın sevincini içten içe yaşamaya başlar...


Kırmızı Başlıklı Zennube - Karma Yüzyıl Masalları (2)

Babaannesine aldığı malzemelerden yemekler yapmak için lay lay lom şarkılar söyleyerek orman yoluna düşen Kırmızı Başlıklı Kız, Parmak Çocuk’a rastlamış: “Parmak Çocuk, Parmak Çocuk baksana buraya ahahaha”. Bip kadar boyuyla maceralarında hep itin kopuğun ayakçılığını yapan Parmak Çocuk hiç kulak asmamış ve içinden “Bu kaşarın da diline malzeme olduysak vakit buralardan ayrılma vaktidir” deyip kendi yolunu adımlamaya başlamış.


Kırmızı Başlıklı Kız, kulübeye vardığında babaannesi ile kurt kafayı çekiyormuş ve onlara “Aferin böyle evde kalın, karantina devam ediyor” demiş. Kurt da “Evde kalın diyorsun da erzak bitince daş mı kemireceğiz iki gözüm” diye hayıflanmış. Kırmızı Başlıklı Kız “Siz hiç merak etmeyin tüm ihtiyaçlarınızı ben karşılarım, yeter ki evden çıkmayın. Neyse şimdi size bi ‘sani sayd ap’ yapayım da kan şekeriniz düşsün”. Kurt: “Eğer az daha gecikseydin bu yaşlı bunağı mideye indirecektim. Sen malzeme almaya gidince ne olur ne olmaz diye Prens’e de haber saldım. Uyuyan Güzel’i taciz etmekten vakit bulup gelemedi demek. Elbet onu da denk getirir damına çıkarım” demiş. Kırmızı Başlıklı Kız, kurdun hayatlarına yerleşip bedavadan yaşamasına alışamamış ve ondan kurtulmanın planlarını kafasında kurarak mutfağa geçip sani sayd ap’lamış tavayı. Babaannesi yanına gelmiş “Yavrum ben bunu yiyemem, takma diş var yapışıyo ama ‘poaşed’ severim, onu bilmiyorsan en azından ‘sikramblıd egg’ yapıver emi guzum?”. Yemeğini hazırlayıp sunduktan sonra babaannesinin bu kadar mutfak bilgisine bozulan Kırmızı Başlıklı Kız, elindeki envai çeşit yeşillikleri şeyk’leyip ormanda tavşanları beslemenin derdine düşmüş. Rivayet odur ki patikada yürürken mantar kemiren Alice ile karşılaşır ve değişik maceraların kapısını aralayacağının farkında değildir.

Onlar ışınlana dursun tavşan deliğinden paralel evrenlere, bir sonraki masalda eğer kısmetse görüşmek üzere.

Mutlu haftasonlarınız olsun..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme