Kırmızı Kazaklı Adam (2)


Yeni bir hayatın ilk sayfasına güzel bir kahvaltı yaparak başladılar. Şimdiden ikisinin de kafasında kendi planları mevcuttu fakat ortak bir planda buluşmaları gerekecekti. 2 yıl sonrasını bile düşünmüşlerdi. Planları sadece gitmek istedikleri yerler hakkındaydı. Plansız yaşamaya başlamak için bırakmışlardı işlerini elbette. Türkiye’nin batısından doğusuna doğru gideceklerdi. İlk ve son duraklarının neresi olacağının hiçbir önemi yoktu onlar için. Tek istedikleri bu dört duvardan bir an önce çıkmaktı. Öyle de yapacaklardı.
Dönen her tekerlek zaferi müjdeler

Ama havaların ısınmaya başlamasını beklemek istiyorlardı. Bu yüzden yaklaşık 10-15 günleri vardı. Bu boş günlerini kendilerine ayırmak istiyorlardı. Ellerinde bulunan eşyaları satmak ve evi satmak için ihtiyaçları olan zamanı da bulmuşlardı bu sayede. Sabahları istedikleri saatte uyanıp, istedikleri saate kadar yatakta birbirlerine bakarak geçirebiliyorlardı zamanlarını. Bu bile onlara işlerini bırakma kararlarının ne kadar doğru olduğunu kanıtlarcasına zevk veriyordu. Havalar yavaş yavaş ısınmaya başlarken ellerindeki eşyaların da çoğundan kurtulmuşlardı. Bazı eşyalarını satmaktansa ihtiyacı olan birilerine vermenin doğru olacağını düşünmüşlerdi ve dağıtmışlardı bile çoktan. Şu anda tek sahip oldukları bir yer yatağı ve bir bilgisayardı.
Bu gece evlerinde ki son geceleriydi ve doyasıya müzik dinleyip dans ettiler. Yarın sabah yola çıkıyorlardı. Nereye gideceklerini akşamdan konuşmuşlardı.  İlk durakları Kırklareli olacaktı. Trakya insanını hep merak etmişlerdi. Bu zamana kadar birçok yerde karşılaşmışlardı onlarla ama Trakya’da onlarla iç içe olma fikri cazip gelmişti her ikisine de. Evlerini satarak onları bağlayan zincirleri de kırmışlardı. Neden 4 tekerli bir ev almasınlardı ? Bu kadar yere otostop çekerek veya otobüs, uçakla gidemezlerdi. İlk akıllarına gelen bir çadır almaktı fakat yolculuklarda çekecekleri sıkıntıları düşününce bir karavanın imdatlarına yetişeceği fikrini beğenmişlerdi. Küçük kahverengi ikisine yetebilecek bir karavan almaları çok kısa sürmüştü. İçerisinde tuvaleti,bir yatak,buzdolabı, yemeklerini yapabilecekleri bir ocak bile vardı.
İşte çıktılar bile yola. Adam kırmızı kazağını hala çıkartmamıştı üstünden. Bu umuttu onlara. Bu ışığın karanlıkla mücadelesiydi çünkü. 2-3 saatlik bir yolculuk onları bekliyordu. Son ses açtılar müziklerini ve özgürlüğe attıkları adımlarını hızlandırdılar. Ne yapacaklarını, nasıl yapacaklarını hiç bilmiyorlardı. Elbette birçok zorluk onları bekliyordu. Ama olsundu. Birliktelerdi. Beraber göğüs gereceklerdi ve özgür olmanın tadını iliklerine kadar hissedeceklerdi.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme