Çocuklar Gibi Şen Olmak


Umut, bir kuşun kanat çırpması mı sizce? Yoksa bulutların arasında kendini gösteren güneş mi umutla bakmamıza sebep oluyor? Bir çocuğun sokaktaki bir evsize elinde ki son dondurma parasını vermesi mi geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor yoksa? Umut dediğimiz nedir? Bir şeyin olumlu olacağını düşünmek mi? Her zaman olumlu sonuçlanması mı asıl mesele? Umut kavramının tanımını herkes kendine göre farklı bir şekilde yapmaktadır. Bence umut, ben varım diyebilmektir. Yeni bir güne uyanabilmektir.

Bakış açımızı değiştirmenin zamanı da geldi bile çoktan. Herkes aynı düşünecek diye bir yargı yok zaten. Fakat mantığın buluştuğu bir yer olmalı. İnsanları rengine, dinine, diline veya herhangi bir fiziksel özelliğine göre ayırma eğilimimizi bırakmanın zamanı geçiyor bile. İki çeşit insan vardır hayatta. İyi veya kötü. Çok basit iki farklı özellik. İyi bakıp iyi gören ya da kötü bakıp kötü gören iki çeşit basit insan. Hangi tarafta olacağımızın kararını çoktan vermiş olmalıydık. Araf’ta kalacak bir sorun yok ortada.

Çocuklar Gibi Şen Olmak


Çocuklar gibi olabilsek keşke. Onlar gibi koşup oynayamasak ta en azından onlar kadar saf olabilsek. Günümüz şartları bizleri keşke çocuklar gibi saf olabilmekten alıkoyamasa. Keşkeler ile dolu geçmişimize sünger çekebilsek KEŞKE. Umut tüccarlığı yapan insanlardan uzak kalabilseydik KEŞKE. Zaman algımızı tamamen yitirip kendi iç dünyamızı onarmaya başlayabilseydik mesela. Geçmişimizin ışık tuttuğu yollarda yürüyebilseydik. Daha çok karanlık caddelerde kimsesiz bir şekilde umut dileniyor olmazdık belki de. Para denen illete çok değer vermezdik o zaman.

Kendini değerli sanan insanların ne kadar da değersiz olduklarına şahit oluyoruz her gün. Az önce atomu parçalayıp şimdi de gelip kahve sırasına girmiş gibiler. İlk önce onlar olmalı. Birbirine saygı gösteren insan sayısının az olması belasıyla uğraşırken bir de kendini bilmezler ile galibi belli olmayan bir savaşa girmiş gibiyiz. Düşünce özgürlüğünü yanlış anlayıp birbirine hakaretler eden ve karşısındakinin duygularını zerre önemsemeyen insanlar topluluğunun bir parçası olmaktan korkan bir nesil olmalıyız oysaki.

Saate bakmayı bırakıp kendimiz olmalıyız. Elimizdeki telefonu bırakıp biraz etrafa bakmalıyız. Görülmeye değer gerçekleri göz ardı etmemeliyiz. Çevremizdeki güzelliklerin farkına varmalıyız. Mutluluğun uzaklarda değil kendi içimizde olduğunu göreceğiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme